TÜTÜN ZARARLILARINI İZLEME TAKVİMİ adıyaman tütünü

        

TÜTÜN ZARARLILARINI İZLEME TAKVİMİ

 

Çeviren: Yard. Doç. Dr. Gülden Yazan

 

 

Dikimden sonra  (Hafta)

Zararlılar veya izleme aktivitesi

 

1 ve 2

 

Yaprak piresi, kesici kurt, alan kontrolu

 

3

Yaprak piresi, kesici kurt, tel kurdu zararı, yabancı otlar

 

4

Yaprak piresi, kesici kurt, tomurcuk kurdu, tel kurdu zararı

 

5 ve 6

 

Tomurcuk kurdu, afid

 

7 ve 8

 

Tomurcuk kurdu, afid, tomurcuklanma

 

9

Afid, yaprak piresi, boynuzlu kurt

 

10, 11 ve 12

 

Afid, yaprak piresi, boynuzlu kurt, emici kontrolu, hastalık surveyi

 

13

Yaprak piresi, boynuzlu kurt, emici kontrolu

 

14

Yaprak piresi, boynuzlu kurt, yabancı ot surveyi

 

15-hasat sonuna kadar

 

Yaprak piresi, boynuzlu kurt

 


TÜTÜN HASTALIK VE ZARARLILARININ YÖNETİMİ
 

     Hastalık ve zararlıların doğru takibi ve kontrolü, tütünde maliyeti azaltarak kalite ve verimini artırır. IPM ( Integrated Pest Management - Hastalık ve Zararlıların Yönetimi ) nedir ve karlı bir ürün elde etmem için bana nasıl yardımcı olabilir? Bu bütün üreticilerin sorduğu bir sorudur.

     IPM; yeni teknoloji ile doğru metotların uygulanarak hastalık ve zararlıların sistematik olarak kontrol edilmesidir.

     IPM’nin konuları, nadiren kimyasal ilaç kullanarak zarar derecesini azaltan metotlar oluşturmak, sadece ihtiyaca göre kimyasal ilaç kullanmak, yetiştirilen ürünün daha karlı olmasına yardımcı olmaktır.

Üreticilerin çoğu hastalıklar ve zayıf gelişme sebebiyle düşük kaliteli ve düşük verimli ürün elde ederler. Bu da karlılığı azaltır. Hastalık ve zararı kontrol etmek için ilaç kullandıkları zaman para harcarlar ve karları büyük oranda azalır.

     Bu gereksiz kayıpları önlemek için üreticilerin tarlada ortaya çıkan hastalık ve oranlarını bilmelerinin yanında ekonomik zarar eşiğini yani hastalığın meydana getireceği zararı, maliyeti artırmadan kontrol altına almayı bilmeleri gerekir.

     IPM; en az maliyet ile üreticilerin ürünlerini koruması üzerine planlanmış bir koruma yöntemidir.

 

Başarılı bir IPM programı 3 elemandan oluşur;
 

  1. İzleme: Ürün, hastalıklara karşı düzenli ve sistematik olarak izlenmelidir.
  2. Doğru teşhis ve zarar derecesini belirleme: Üreticiler hastalığın bitkilerde meydana getirdiği zararın derecesini, ekonomik eşiğini bilmelidir. Kontrol ölçümlerinden önce ekonomik olarak doğrulanmalıdır.
  3. Karar verme: Zararlı kontrolü kararlarının alınmasında ekonomik zarar eşiği ve izleme sonuçları temel alınmalıdır.

 

İZLEME

 

     Tarla izleme, hastalık ve zararlıların varlığına ve yoğunluğuna göre düzenlenir. Tarlada tütünlerin rutin olarak izlendiği bir çizelge ile ön tayin metodu oluşturulur. İzleme bilgilerinden elde edilen sonuçlar hastalık ve zararlılara karşı hızlı karar vermeyi sağlar.

     Tarla gözlemleri kısmen tarlanın tarihçesini oluşturur ve uzun süreli kültürel amaçlı kararlar alınmasında yararlı olur (rotasyon planı gibi).

İzleme metodu, hastalıkların çok hassas olarak teşhisini sağlayan bir metottur. Örneğin zararlı böcekleri kurtçuk veya solucan gibi genel olarak adlandırmak veya yabancı otları sadece ot olarak tanımlamak yanlıştır.

Böcekleri, yabancı otları veya hastalıkları tarlada kesin olarak bilmek, tanımak çok önemlidir.

     İzleme bilgileri, kontrol için karar alındığı zaman üreticinin gelişigüzel ve lüzumsuz para harcaması yerine doğru bir uygulama planı oluşturmasını sağlar.

Hastalık ve yabancı otların tanımlanması, rotasyon planının kurulmasında ve çeşit seçiminde yardımcı olur.

     Bir veya iki tarladan alınan bilgilerle bölgedeki tarlalar hakkında hastalık kontrolü bakımından verilecek kararlar şaşırtıcı olabilir. Hastalık dereceleri bir tarladan diğer tarlaya göre büyük oranda çeşitlilik gösterebilir, tarlalar birbirine benzer görünse bile..

     Her tarlanın çok yakından kontrol edilmesi veya izlenmesi gerekir (haftada bir kere). Bu izleme programlarının her birinde örnek alınmalı veya tarlanın belirli noktalarında ön izleme için durulmalı ve bitkiler incelenmelidir.


 

Tarla büyüklüğü (Dönüm)

Tarla kontrol noktaları

1 Dönüm (1 Dekar)

8 kontrol noktası – her nokta için 5 bitki kontrolü

1-3 Dönüm veya Dekar

10 kontrol noktası – her nokta için 5 bitki kontrolü

3 Dönümden (Dekar) daha fazla

3 dönümü aşan her 1,5 dönüm için 2 kontrol noktası ilave edilir veya tarla iki veya daha küçük alanlara bölünür – her nokta için 5 bitki kontrolü


10 dönüm tarla için tarla kontrol noktası sayısı;

3 dönüm için 10 nokta; 1,5 dönüm için 2 ilave nokta üzerinden

10 – 3 = 7 (1,5 x 5) 2 x 5 = 10 nokta

10 10 = 20 kontrol noktası olur.

 

     Örnek almak için kontrol noktasında durulduğunda öncelikle bitkiden zıplayan veya uçan bir böcek olup olmadığına bakılır. Her kontrol noktasında 5 bitkinin yapraklarının iki yüzüne bakılarak incelenir.

Problemlerin çoğu bitkinin üst yarısında görülür ancak alt bölümün incelenmesi de ihmal edilmemelidir.

     Bitkide belirli bir hastalık veya zararlı aranmaz, bitkide görülen bütün problemler not edilir.

     Arasıra tarla haftada bir defadan daha az sürede kontrol edilmelidir. Örneğin 2,5 cm. den daha küçük yeşil kurt zararlısı fazla sayıda bulunabilir ancak genel olarak tarlada eşik sınırını aşacak büyüklükte yeşilkurt bulunmaz. Bu durumda tarlanın iki veya üç günde bir izlenmesi gerekir.

     Aynı şekilde haftalık kontrollerde tarla ikinci bir gözlem için gezildiğinde fazla sayıda bitkide afid gözlenebilir ancak afid kolonileri bitkide enfeksiyon yaratacak sayının altında olabilir.

Tütün tarlasının izlenmesinde sürekli hatırda tutulması gereken birkaç önemli nokta vardır;
 

  1. Tarlaya girilmeden önce tarlanın biçimine göre tüm tarlayı kapsayacak bir örnekleme düzeni belirlenir. Rutin olarak belirlenen bir noktadan ikinci izleme noktası tayin edilir. Örneğin, ikinci örneğin alınacağı noktanın genel alanı, bir önceki noktadan iki sıra uzakta, 10 bitki aralıklı olacak şekilde belirlenebilir. İşaretlenen noktanın bulunduğu sırada dikkatli bir gözlem yapılarak örnek alınır.
  2. Her hafta izleme yolu aynı olmaz veya tarlanın hep aynı yerinde gezilerek örnekleme yapılmaz. Her hafta tarla içinde hep aynı izleme rotası uygulamak bir alışkanlık halini alabilir. Örneğin yola yakın park yerine uygun bir noktadan başlamak gibi. Bunu engellemek için 3 veya 4 izleme rotası geliştirilir.
  3. Tarlanın kenarından itibaren ilk dört sıradan örnek alınmaz. Ancak bazı problemler tarla kenarından başlayabileceğinden tarla kenarı boyunca mutlaka gözlem yapılmalıdır.
  4. Tarlada açıkça bir zarar görüldüğünde örnekleme zamanı beklenmez, zararın görüldüğü noktadan hemen örnek alınır.
  5. Tarlada yürüyerek gelişmemiş bodur kalmış bitkiler izlenir. Böyle durumlarda sebebi araştırılır. Görünürde belirgin bir teşhis yapılamıyorsa bitkinin kökü kazılarak çıkarılır ve incelenir.
  6. Tarla ziyaret ve incelemeleri sırasında bazı genel bilgileri not etmek faydalı olur. Tarla koşulları, zarar dereceleri, agronomik problemler, lokal problemler not edilir.
     

EKONOMİK ZARAR EŞİKLERİ

 

     Hastalıkların sayısı ve derecesinin ürüne verdiği zarara göre tarımsal ilaç kullanılarak yapılan masraf, hastalıkların ekonomik eşiğini verir.

Tütün üreticilerinin çoğu çeşitli hastalıklara karşı ürünlerini dikkatle izler, kontrol ederler. Tarlada bir problemle karşılaşıldığında bazı üreticiler ilaç kullanma konusunda kararsız kalabilirler. Bu durumda problemin eşik durumu yardımcı olur.

     Bazı üreticiler bir problemin ilk işareti görüldüğünde kontrol için uygun bir zamanlama olmadığı düşüncesini taşırlar.

Tarlada bir problem oluştuğunda öncelikle ürüne zarar vereceği veya büyümeyi engelleyeceği ve ürün kaybına sebep olacağı düşünülür.

Güncel olarak problemler, bazen onun kontrol altına alınmasından önce nisbeten büyük miktarda gelişirler. Örneğin bazı böcek zararında tütün bitkisinin zarar görmeyen yaprakları daha fazla gelişebilir veya bitkinin ağırlığı artarak zararın bedelini karşılayabilir.

     Problem için uygulanan işlem, kaliteyi veya ürün verimini azaltmadan paranın fazla harcanmamasını sağlar.

göz önünde bulundurulacak diğer bir konu, doğal kontrol yolları her zaman artan zararlı seviyesine karşı çalışırlar. Başka bir deyişle, bir zararlının varlığı, o zararlının her zaman zarar seviyesine ulaşacağı anlamına gelmez.

     Zarar seviyesine ulaşmayacak bir zararlıyı kontrol altına almak için para harcamanın bir anlamı yoktur. Kimyasal uygulama için problemin yeterli oranda olduğunu görmeyi beklemek, çiftçinin parasını koruyan entegre hastalık yönetiminin yollarından birisidir. Beklenmeyen durumlarda yani kuraklık stresinin olduğu durumlarda veya birden fazla problem mevcut olduğunda en düşük eşik uygulaması yapılmalıdır.

 

TARIMSAL İLACIN SEÇİMİ VE UYGULANMASI

 

     Eğer tarlada görülen bir problem ekonomik zarar eşik derecesini aşıyorsa kayıpların artmasını engellemek için üreticilerin en iyi ve en az masraflı yolu belirlemeleri gerekir. İlaçlama işlemine ihtiyaç duyulduğunda tarım ilacı, oranı, uygulama metodu mücadele edilecek zarara uygun olmalıdır. Gereksiz ve aşırı masrafı önleyecek en iyi yoldur.

     Tarım ilacı, tarlada görülen probleme göre uygun metot seçilerek ve zararın önlenmesi için ihtiyaç duyulan miktarda verildiğinde fazla ilaç kullanılmamış olur.

Tarım ilacı kullanılırken, püskürtme basıncı ve hamcı doğru olmalı, doğru meme başlığı seçilmeli ve hassas kalibrasyon yapılmalıdır.

 

TÜTÜN PROBLEMLERİYLE MÜCADELE
 

     Tütün değerli bir üründür, tütünde ortaya çıkan her problemin çabuk tanımlanması ve çözüm getirilmesi gerekir.
Tütün problemlerinin hassas olarak tanımlanması, en az 5 adımda gerçekleşir;

 

  1. Tarla değerlendirmede tarafsız davranmalıdır,
  2. Tarlada bitkilerde hastalık belirtilerinin durumu tayin edilmelidir,
  3. Hastalıkların bitkide verdiği zarar belirtileri tanımlanmalıdır,
  4. Bitkinin gelişme kademeleri not edilmelidir,
  5. Tarlanın geçmiş yıllara ait bilgileri gözlenmelidir, kayıt edilmelidir.
     

     Problemin ne zaman ortaya çıktığını, hastalığa ait belirtilerin ne hızda geliştiğini, şiddetini ve diğer bitkilere yayıldığını bilmek önemlidir.
      Genelde hastalıklar küçük alanlarda başlar ve diğer yapraklara, bitkilere veya alanlara mevsime bağlı olarak yayılırlar.
      Böcek problemlerinin çoğu kısa bir süre içinde tarlanın her tarafına yayılır. Bazen lokalize olarak yayılma gösterir. Bazen problem veya zarar, böceklerin gelişmesi veya yeniden üremesi ile artar. Kimyasal zararların çoğu hemen hemen bir defa ortaya çıkar. Eğer belirtiler bütün gece boyunca görünüyorsa ve tarlanın büyük bir kısmını kaplıyorsa bunun kimyasal zararla ilişkisi vardır.

 

TARAFSIZ DEĞERLENDİRME

 

     En büyük yanlış tarlada ortaya çıkan bir problem hakkında ön yargıda bulunmaktır. Tarlada açık görüşlü olunmalı ve problemin sebebinin anlaşılmasına izin verilmelidir.

Tarlanın ilk ziyaretinden elde edilen sonuçların problemin teşhisi için yeterli olacağı düşünülmemelidir. Yapılan tarla gezileri, önemli bir veya iki problemin dışında diğerlerinin ekonomik olmadığını gösterecektir. Problemin gerçek sebebinin tayin edilmesi için bitki ve toprak analizleri ile konu uzmanlarının görüşlerinin bir araya getirilmesi önem taşır.

 

TARLANIN DURUMU

 

     Tütün problemlerini tanımanın ilk adımı, tarladaki belirtiler durumunun tayin edilmesidir. Tarlanın durumu potansiyel hastalık veya zararlının tesbitinde diğer olası problemleri elimine ederek hedefin daraltılmasını sağlar.

Düzgün olmayan değişken yerlerde genelde böcekler, nematodlar veya toprak kökenli hastalıklar problem yaratır.

Soğuk zararı olarak, örneğin düşük sıcaklıklardan 7-10 gün sonra yapraklarda zarar belirtileri oluşur ve tarla içine doğru düzensiz olarak yayılır. Bu zarar tütün yapraklarının yan damarları arasında sıklıkla ortaya çıkar. Kimyasal zararla karıştırılacak kadar belirtiler benzer.

     Gübre tuzlarının zararı, yavaş gelişen bitki veya ölü dokulaşma olarak kendini gösterir ve dikimden önce sıra aralarına band uygulamasından kaynaklanır.

Gübre tuzlarının zararı dikimden önce yaygın olarak uygulanan gübreleme sebebiyle olur ve bitkide düzensiz lekeler meydana gelir.

 

Tablo 1. Bilinen tütün problemlerinin zarar durumları ve belirtileri;
 

Belirtiler

Zarar durumu

Olası sebepler

Dikimden sonra 1 -4 hafta arasında

Isırma yaraları, toprak yüzeyinin hemen altında açılan tüneller

Dağınık alanlarda, küçük parselde veya arazinin her tarafı

Tel kurtları (wireworm)

Bitkiler canlı iken toprak yüzeyinden kesilmiş veya kopmuş

Dağınık alanlarda, tarla kenarlarında bulaşma daha yoğun

Kesicikurt (cutworm)

Bitkiler kopmuş, ölü dokular, toprak yüzeyi yanında koyu kahve lekeler

Dağınık alanlarda

Toprak kökenli hastalık (macrophomia rhicoctonia

Bitkide bodurlaşma, kökler kahverengi ve siyah

Küçük parsellerde veya arazinin dağınık alanlarında

Dikimden önce uygulanan gübreleme yüzünden gübre tuzları zararı

Bitki sapı yumuşak ve şişkince

Dağınık alanlarda

Fumigant zararı

Alt yapraklarda dairesel sarı yuvarlaklar halinde başlayan ve yaprağın alt yüzünde mavi-gri fungal gelişme ile ölü dokular oluşması

Lokal veya gölgeli alanlarda

Maviküf (blue mold)

Yavaş gelişen bitkiler, kök ve sapta görünür lekeler, işaretler yok

Dağınık alanlarda

Fidelikte uygulanan herbisit zararı

Sıcak ve kuru günlerde solgun ve bodur bitkiler, alt yapraklarda sıklıkla görülen yanıklar, köklerde şişkinlik ve urlar

Lokal alanlarda

Kök-ur nematodu (root-knot nematode)

Dikimden sonra 4-8 hafta arasında

Sapın toprak yüzeyine yakın kısmında siyah ölü nokta gelişmesi, kök sisteminde kahverengi ve siyaha doğru gelişme, aynı zamanda solgunluk görüntüsü, öz kısmının kahverengi ve siyahlaşması, disk gibi yuvarlak parçalara ayrılma

Lokal alanlarda

Karataban (black shank)

Bitkinin bir tarafında ilk solgunluk belirtilerinin başlaması, köklerde kahverengiden siyaha doğru belirtiler, öz kısmında renksiz damarlanmış alanlar

Lokal alanlarda

Granville solgunluğu (granville wilt)

Açık sarı yapraklar ve bodurlaşmış gelişme, alt yapraklar sarı ve yanmaya meyilli bir görünüm

Lokal ve kumlu alanlarda

Azot (nitrogen)

Bitkide üniform bir sararma ile bodurlaşma, uç yapraklarda öncelikli sararma, alt yapraklarda yanma yok

Lokal ve kumlu alanlarda

Kükürt eksikliği (sulphur deficiency)

Dikimden sonra 8-12 hafta arasında

Toprak yüzeyi yakınında saplarda siyah dokuların gelişmesi, kök sisteminde kahveden siyaha doğru değişme, solgunluk belirtileri, öz kısmı kahverengi veya siyah ve disklere ayrılmış biçimde

Lokal alanlarda

Karataban (black shank)

Bitkinin bir tarafında başlayan solgunlaşma, köklerde kahverenginden siyaha doğru gelişmeler, öz kısmında renksiz damarlaşmış alanlar

Lokal alanlarda

Granville solgunluğu (granville wilt)

Önce yaşlı yapraklarda görülen yoğun yuvarlak yaprak lekeleri, kök zararı ile bitkideki belirtilerde hızlı bir artış, nemli havada şiddetin artması

Genel

Kahverengi leke (Brown spot)


BİTKİ ARAZLARI
 

     Tütün bitkisi üzerinde görülen arazlar ve tarlada zarar durumu, zayıf gelişmenin sebebini tayin eden önemli ipuçlarıdır. Toprak yüzeyinin üstünde görülen arazlar sıklıkla kök problemleri ile ilişkilidir. Örneğin yapraklarda solgunluk ve ölüm genelde uçlarda başlar ve yaprağın temeline doğru genişleyerek yayılır. Bu araz kök problemlerinin belirtileridir.

Kök problemleri için incelenmesi gereken bitkilerin topraktan çekilirken oldukça derin kazılmasıdır. Birçok kökler, özellikle hastalanmış veya yaralanmış olanlar, bitki topraktan çekilirken dipte kalabilir.

Hastalanmış kökler koyukahve ve siyahtır, sağlıklı kökler beyaz olur.

     Gübre tuzlarından oluşan kök yaralanmaları, hastalıklı köklerin rengi ile benzerlik gösterir. Kök ur nematotları karakteristik şişkinliklere sebep olur ve kök kısımlarında kolaylıkla tanımlanırlar.

Vaskular sistemin yani damar sisteminin incelenmesi gerekir. Bıçakla sap kısmı uzunlamasına yarılarak bu işlem yapılır. Sağlıklı doku beyaz olacaktır. Eğer doku koyu renkli veya siyah ise hastalık vardır.

Tüm bitkilerin böcek veya küf mevcudiyeti bakımından incelenmesi gerekir. Yapraklar dikkatle incelenmelidir.

     Solgunluk bir hastalık belirtisidir, karataban black shank) ve granville solgunluğu gibi hastalıkalr hem vasküler sisteme hem köklere saldırır. Bitki karataban ile enfekteli ise sap kısmındaki öz siyah görülür. Eğer vasküler bölge (damar alanı, kabuğun hemen altındaki) siyah ise bu araz granville solgunluğuna aittir.

     Toprak yüzeyindeki sapın dış kenarlarının da incelenmesi gerekir. Bazı organizmalar genç fidelerin sap kısmında kuşak (soyulmuş alan) oluşturur. Telkurtları ve diğer toprak zararlıları toprak yüzeyinin hemen altındaki sap kısmına saldırabilir. Arasıra genç bitkilerin tabanı, dikimde ve yastıklardan çekim sırasında zarar görmüş olabilir, bu belirtiler toprak hastalıklarının sebep olduğu arazlara benzer.

Yapraklardaki delikler böceklerin çiğnemesinin sonucu olabilir ancak dolu veya rüzgar zararı veya kimyasal yanıklar da bu arazlara sebep olabilir.

Dikkatli bir inceleme ile deliklerin dolu zararından olduğu taze su damlalarından keşfedilebilir.

     Yapraklardaki zararlar kimyasallardan meydana gelmişse ölü veya yanık lekeler olur, bükülmüş, kapalaşmış, kıvrılmış olabilir.

Genelde kimyasal zararalar ve yeşil bitki hastalıkları tarlada ortaya çıkan problemlerin sebebini oluştururlar. Birçok bitki hastalıkları öncelikle yaprakta ölü alanlar ve sarı lekeler oluşturur. Lekeler zaman içinde genişleyerek büyür.

Tablo 1 de belirtilen ve zarar durumu ile ilişkili olan tütün problemleri verilmektedir.

 

BİTKİ GELİŞME KADEMELERİ

 

     Büyüme mevsimi sırasında bitki zararının sebepleri farklı olur. Örneğin, telkurtları (wireworm) ve kesicikurtlar (cutworm) henüz dikilmiş tütüne saldırırlar ve büyüme mevsiminin erken döneminde zarar meydana getirirler.

Sezonun ilk ayında meydana gelen problemler zayıf kök gelişmesi ile ilişkilidir.

     Genelde topraktan gelen kimyasal zararlar veya yanlış kimyasal uygulamalar sezonun erken dönemlerinde de görülürler. Kimyasal yaralanmalar her zaman olabilir. Tütün tarlasının etrafındaki ürünler için ilaçlama çizelgesini oluşturmakta, problemin teşhisinde yardımcı olabilirler. Beslenme bozuklukları genelde birinci aydan sonra olur.

 

TARLA TARİHÇESİ

 

     Her tarla için bütün survey ve izleme bilgilerinin toplamı tarlanın tarihçesini oluşturur. Bunun anlamı, her tarla ziyaretinde ne gözlemlendiğini çok hassas kayıt etmektir. Bu tarihler uzun süreli problem ve ürün yönetim programı oluşturmaya yardımcı olur ve problem miktarı ve eğilimini görmeyi sağlar.

     Tarlanın geçmişini bilmek, bazı zarar arazlarını teşhis ederek tarla problemlerini tanımlamada önem taşır.

Tarlanın tarihi, tarlada yetişen tütünün önceki dönemlerde problem olan bilgilerini kullanmayı, onlardan yararlanmayı sağlar.

 

Tablo 2. Tarla tarihi içinde yer alan bazı önemli faktörler:
 

Önceki ürün/ürünler
Tütün ürünü
Kullanılan gübreler
Dikim tarihi
Kullanılan kimyasallar
Hava koşulları
Kireç kullanımı 
Çeşit
Karşılaşılan agronomik problemler 
Kullanılan gübreler
Hastalık ve zararlılar
Kullanılan kimyasallar
Kullanılan ekipmanlar
Problemin ilk ne zaman ortaya çıktığı
Belirtiler iyileşmeye mi yoksa kötüye mi gidiyor?

 

YABANCI OTLARIN İZLENMESİ
 

     Yabancı otların sezonunun erken döneminde bir defa veya iki defa izlenmesi gerekir. Yabancı ot kontrolü kararlarında bu surveyler çok az da olsa temel alınır. Sezonun geç döneminde yapılan surveyler gelecek yıllarda yabancı ot kontrolü için kararlarda yardımcı olacaktır. Örneğin, herbisit kullanımı ve miktarının seçimi ile rotasyon ürününün belirlenmesinde böcek izlemek için yapılan her izleme durumunda, mevcut yabancı otlar kaydedilir. Tarlada özel problemli alanlar için harita oluşturulabilir. Tütün tarlasında yabancı otlar için eşikler henüz geliştirilmemiştir.

 

ZARARLI BÖCEKLERİN İZLENMESİ

 

Kesicikurt (cutworm), Sebze biti (vegetable weevil), Sümüklüböcekler (slugs)

 

     Bazı zararlılar ekimden sonraki ilk haftalarda tütüne şiddetli zarar verebilir veya öldürebilir. Bu zararlıların çoğu kesicikurt’un birkaç türüdür. Bu zararlılar toprakta bulunurlar ve dikim zamanında fide sapını toprak yüzeyinden keserek veya her yaprağı keserek zarara verirler. Genelde geceleri beslenirler. Gün boyunca kesicikurtlar genelde zarar verdikleri bitkilerin yanında 2,5-5 cm derinliğinde bulunurlar.

Eğer kesilmiş bitkiler izlenirse(kısmen kesilmiş saplar bitkide solgunluk yapar) zarar görmüş bitkilerin etrafı kazılır, kesicikurt aranarak incelenir. Kesicikurtların çoğu griden siyaha doğru renktedir ve rahatsız edildiğinde kıvrılırlar.

     Yetişkin ve olgunlaşmamış sebze biti yeni dikilmiş bitkilerin yapraklarına zarar verir. Olgunlaşmamış bitler açık yeşil, bazıları koyu renkte bacaksız kurtçuklardır. Yetişkinleri arkalarında karakteristik (V) biçimli açık işaretli böceklerdir. Zarar görmüş yapraklar yırtık ve bazı durumlarda şerit gibi olabilir.

     Sümüklüböcek yapraklara zarar verir ve çoğunlukla yağışlı havalarda ortaya çıkar. Yaprak yüzeyinde yara izi olabilir. Sümüklüböcekler rendeleyerek yaprakta küçük delikler veya yiyerek yaprakta büyük alanlar açarlar. Sümüklüböcekler toprağın altında veya çöplükte saklanır. Gün boyunca yapışkan salgılar onların varlığını gösteren en iyi işarettir.

İzleme prosedürü: Önce problem belirlenir. Problem hala devam ediyorsa düzenli bir izleme programı oluşturulur. Problem tarlada sürekli bulunuyorsa, zarar görmüş bitkiler (100 bitkiden oluşan bir gurup içinde) sayılır. Bu işlem tarla içinde birkaç lokasyonda yapılmalıdır.
 
Ekonomik zarar eşiği: Problem hala mevcut ise uygulama yapılır. Dikimden itibaren 4 hafta içinde %5 veya daha fazla bitki ölmüşse veya şiddetli zarar görüldüyse ilaç uygulaması yapılır. Bazı durumlarda tarla bütün olarak değil, tarla kenarındaki sıralarda ilaçlama yapılır.

 

Tel kurtları (wireworms)

      
Telkurtları toprak zararlısıdır ve tütün dikiminde tarlada bulunur. Dikimden sonra ilk birkaç hafta içinde telkurtları toprak altındaki sapın dış yüzeyini yiyerek beslenir ve sapın merkezine doğru tünel açar. Genç bitkiler bodur kalır veya ölür. Sonuçta verimi azaltır ve sıra üzerinde bitki kalmaz.
      Telkurdu zararı, toprak kökenli hastalıklara hassasiyet gösteren dayanıklı çeşitlerde de görülür.
 
İzleme prosedürü: Gübreleme zararı gibi diğer problemlerin ayırıcı belirtilerine rağmen solgun veya bodurlaşmış bitki gözlendiğinde telkurdu enfeksiyonu için tarlanın ve bitkilerin test edilmesi gerekir. Birkaç zarar görmüş bitki dikkatlice kazılır ve saplar yenik ve tünel bakımından incelenir. Telkurtları sert vücutlu, ince, sarı kahverengi, 3,5 cm boyundadır.
Telkurdu arasıra sapta veya toprağa yakın bulunabilir. Bazen yumuşak vücutlu ıslak kurtlar da benzer zarar yapar.
 
Ekonomik zarar eşiği: Telkurtlarının çıkışını kontrol için çare yoktur ve eşik geliştirilmemiştir. Gelecek yıllarda telkurtlarının önlenmesi konusunda alınacak kararların oluşturulmasında önem taşır. Telkurtları tarafından zarar görmüş, ölmüş veya bodur kalmış bitkilerin tahmini % oranı kayıt edilir. Tarlanın en çok etkilenen alanlarının belirlenmesinde ve harita oluşturulmasında bu kayıtlar yardımcı olur.

Yaprak piresi (flea beetle)

      Tütün piresi küçük ve zıplayan bir böcektir. Tütün yapraklarını yiyerek küçük delikler oluşturur. Arasıra bu beslenmeler küçük bitkilerin tomurcuk kısımlarına da zarar verir. Yetişkin böcekler genelde en büyük zararı dikimden sonra ilk üç hafta içinde yaparlar ve zarar hasat periyodu sırasında da devam eder.
      Olgunlaşmamış veya larva tütün pireleri tütün köklerine zarar verir fakat ne izleme metodu ne de zarar eşikleri bu zarar için geliştirilmiştir.
 
İzleme prosedürü: Zarar meydana geldiğinde tarlaya girilir, her bitkide bulunan böcek sayısı sayılır veya tahminlenir. Diğer böcekler incelenmeden önce tütün piresi aranır, çünkü böcek rahatsız edildiğinde bitkiden atlayıp kaçabilir. Zarar için büyük bitkilerin alt yapraklarına yakından bakılır. Sayılan böceklerin toplam sayısı incelenen bitki sayısına bölünür ve ortalama her bitkideki böcek sayısı tahminlenir.
 
Ekonomik zarar eşiği: Dikimden sonra ilk 4 hafta içinde bitkiler küçük durumda iken işlem yapılır (ortalama bir bitkide 4 veya daha fazla böcek varsa). Tomurcuklanmadan sonra bitki başına 60 veya daha fazla yaprak piresi tahmin edildiğinde veya alt yapraklarda parçalanma başladığında büyük bitkilere müdahale edilir. Kurak koşullarda, sezonun geç dönemlerinde pirenin etkisi artabilir. Fazla olgun yapraklar sıklıkla daha fazla zarara uğrarlar. Bu sebeple zamanında kırımlar zararı azaltır.
Dikimden sonra 4-8 hafta içinde bitkilerin hızlı büyüme periyodunda zarar eşiği geliştirilmemiştir. Bununla birlikte tütün piresi bu dönemde nadiren problem olur.

 

Tomurcuk veya uç kurdu (budworm)

      
Tomurcuklanmadan önce uçkurtları tomurcuk etrafında gelişen yaprakları yerler. Zarar gören yapraklar geliştiğinde yenik yapraklar büyür ve zarar daha büyük olarak ortaya çıkar, düzgün çevreli delikler olur, sapa doğru tünel açılır veya orta damara doğru tünel açılır.
      Tomurcuklanmadan sonra bitkilerin tepe kısmı oluşmazsa uçkurtları çiçekleri ve tohum kapsüllerini yerler.
 
İzleme prosedürü: Tomurcuklanmadan önce tepe kısmı dikkatlice açılır ve zarar için bakılır. Eğer zarar bulunursa uçkurdu aranır. Tepenin küçük yaprakları ayrılır veya uç kısmın her iki yanındaki yapraklar incelenir, uçkurtları aranır. Bitkide bir veya daha fazla yaşayan uçkurdu varsa sayılır. Sadece canlı uçkurtların bulunduğu bitkiler sayılır. Uçkurdu sayısı uç yapraklar için önemlidir. Ağır enfeksiyonların kayıt edilmesi gerekir.
 
Ekonomik zarar eşiği: Tomurcuklanma öncesi incelenen bitkilerin veya daha fazlasında bir veya daha fazla yaşayan uçkurdu bulunduğunda (her 10 bitkide 1 tane) ilaçlama yapılır.

Yaprak biti (aphids)

      Yaprak bitleri (afitler) küçük, yumuşak vücutlu böceklerdir ve tütünde büyük koloniler oluştururlar.
      Kanatlı yaprak bitleri fide yastıklarına veya tarlaya uçar ve orada kanatsız formda böceklerin üremesine sebep olurlar. Dikimlerden sonra 6 hafta içinde yavaş bir şekilde artış gösterirler sonra kolonilerin gelişme hızı artar.
      Böcek popülasyonu tepe kırmadan sonra kısa bir artış gösterir sonra azalır. Yaprak bitleri tomurcuğun hemen altındaki yaprakların alt yüzlerinde büyük oranda bulunur.
Yaprak bitlerinin tütündeki zararı, yapraklardan bitki suyunu emmek şeklinde olur. Bu böcekler aynı zamanda ballık denen açık, yapışkan bir kalıntı bırakırlar. Bu ballık küf bulaşmasını ve gelişmesini teşvik eder.
Yaprak biti ile enfekte olmuş bitkilerin yaprakları bozulur, deforme olur, ince yapılı, kuruması zor yapraklar meydana gelir. Küf bulaşıklığı nedeniyle rengi koyulaşır, kalitesi ve verim azalır.
 
İzleme prosedürü: Yaprak bitlerini izlemek için bitkinin uç yapraklarının alt kısımları incelenir, her bir yaprakta 50 veya daha fazla yaprak biti sayılır.
 
Ekonomik zarar eşiği: Her yaprakta 50 ve daha fazla yaprak biti görüldüğünde % 10 zarar var demektir, ilaçlama yapılır.

 

Boynuzlu kurtlar (hornworm)

      Boynuzlu kurtlar tütün yapraklarından beslenen tırtıllardır. Tamamen geliştiklerinde ve zarar yaptıkları dönemlerde boyları 7,5cm den daha uzun olabilir. Küçük kurtlar azar azar çiğneyerek, yaprakta küçük ve düzensiz delikler oluştururlar, yetişkin tırtıllar ise yaprakları hatta tüm bitkiyi soyarak zarar verebilir.
 
İzleme prosedürü: Tüm bitki ve kurtlar incelenir, eğer zarar hemen ortaya çıkmamışsa çok etraflıca bakmaya gerek yoktur. 2,5 cm veya daha uzun olan kurtlar sayılır ve kaydedilir. Parazitlenmiş kurtlar daha az zarar meydana getirirler ve bir kurdun beşte biri kadar sayılmalıdır. Parazitin beyaz renkteki kozalarını veya kısa boynuzlarını taşıyabilirler. Bu kurtlar, parazitin kurt içindeki varlığından da tanımlanabilirler. Eğer kozalar henüz ortaya çıkmamışsa parazitleri bulmak için kurtların içini açmak gerekir. Uzunluğu 2,5 cm den daha az olan kurtlar, zarar eşiği için sayılmazlar, ancak fazla sayıdaki küçük kurtlar için tetikte olunmalıdır, çünkü zarar, zarar eşiğine ulaşıldıktan sonrahızlı bir şekilde meydana gelebilir.
 
Ekonomik zarar eşiği: Kontrol edilmiş her 10 bitkide 2,5 cm veya daha fazla uzunlukta erişkin bir kurt bulunduğunda ilaçlama yapılır. Eğer fazla sayıda küçük kurtlar bulunduysa (bitki başına 1 veya daha çok), tarla günlük olarak kontrol edilir veya ilaçlama yapılır.
 
 

Diğer yaprak yiyiciler

      
Birkaç böcek zararlısı daha tütün yapraklarında beslenirler. Bunlar büyük zarar meydana getirirler. Çekirgelerin bazı türleri, Japon böcekleri ve lahana böcekleri gibi.
 
İzleme prosedürü: Zararlıların varlığını ve zararı saptamak için tüm bitki incelenir. Fazla zarar görmüş olan bitkiler sayılır. Eğer zararlı tanımlanamıyorsa birden fazla örnek toplanır ve incelenir.
 
Ekonomik zarar eşiği: Bu zararlılar için belirli bir zarar eşiği yoktur. Yine de genel bir kural olarak tahmin edilmiş zarar meydana geldiğinde veya zarar tomurcuk kurdu enfeksiyonundan daha fazla olduğunda ilaçlama yapılır.

 

ÇİÇEKLER VE EMİCİLER
 

     Uygun periyodlar boyunca tomurcuklanma yüzdesi ve emici kontrolünün derecesi, böcek kontrolü yapılan noktalarda veya bir noktadan diğer bir noktaya hareket edildiğinde saptanır. Emici kontrolünün ilk uygulaması, bitkilerin P sinin tomurcuklanma veya tomurcuklanmaya yakın olduğu dönemde yapılmalıdır. Tepe kırımı bu uygulamadan hemen sonra yapılmalıdır.

     Tarlaların haftada sadece bir kere kontrol edilmesi sebebiyle gözcüler, bitkileri tomurcuklanmanın erken döneminde saymalıdır. Bu yetiştiriciler için uygun bir zamanlamadır. Gözcüler tomurcukların görülebilir olduğu bitkileri kaydetmelidir. Uygun gelişme koşulları altında bir bitki 5 günden 7 güne kadar olan bir sürede tomurcuklanmaya erişebilir.

     Emici kontrolu, tepe kırımından sonra değerlendirilmelidir. Gözcüler kayıp olan emicileri aramalıdır. Ek bir uygulama olarak emicilerin kimyasal kontrolü, kayıp olan emiciler 2,5 cm boya erişmeden yapılmalıdır. Emicilerin uzunluğu 2,5 cm veya daha fazla olduğunda kimyasal kontrolün başarılı olması olası değildir. Eğer mevsim başlarında erken çiçeklenme gözleniyorsa her örnekteki erken çiçeklenmiş bitki sayısı kaydedilir. Erken çiçeklenme, genellikle gerçekte olduğundan daha kötü görünür. Üründe en azından çiçeklenme olmadığı sürece herhangi bir şey yapılmaz, ancak normal uygulamalar takip edilir. Çünkü ürün önemli bir şekilde azalmayacaktır. Eğer erken çiçeklenme un üstünde meydana gelirse ürün sürülmez. Tepe kırımı ve emiciyi meydana çıkartmak genellikle en pratik yoldur, fakat önerilen uygulamaların izlenmesi, mozayiğin yayılmasını azaltmak açısından önemlidir.

 

SIK GÖRÜLEN TÜTÜN HASTALIKLARININ İZLENMESİ

 

     Hastalık izlemede ilk amaç, hangi hastalıkların var olduğunu ve hangi seviyelerde bulunduğunu belirlemektir. Bu bilgiler kaydedilmeli ve gelecek yıl için yönetim kararları yapılmalıdır(örneğin; münavebe, dayanıklı çeşitler vb.,). Hasat periyodunun ilk yarısı süresinde en azından bir hastalık incelemesi yapılmalıdır. Bu sebeple, hastalığın gelişimi daima göz önünde bulundurulur. Mevsim süresinde tarlada herhangi bir hastalık saptandığında hastalıkla ilgili notlar alınmalıdır.

     Hastalık örnekleme, böcek sayımında kullanılan noktalarda yapılabilir.

 

 

TOPRAKTAN TAŞINAN HASTALIKLAR
 

Karataban(black shank), Kök ur nematodları(root-knot nematodes), Fusarium solgunluğu(fusarium wilt)

 

     Her bir izleme alanının çevresindeki görülebilen alanlarda bu hastalıkların belirtileri aranır. Hastalığın bir alanda olup olmadığı basitçe kaydedilir. Tarlayı izledikten sonra her bir hastalığın görüldüğü noktaların yüzdesi belirlenir. Aşağıdaki belirtiler bu hatalıkların belirtileridir.

 

Granvil solgunluğu
 

     Granvil solgunluğunun ilk belirtisi özlü (sulu) yaprakların (bir veya iki yaprak) sarkmasıdır. Sarkan yapraklar geceleyin kendini toplar. İlk olarak bir yaprağın yarısı solar. Buna ek olarak bitkinin sadece bir tarafındaki yapraklardaki solgunluk erken enfeksiyon olarak belirtilir. Bitkinin diğer tarafındaki yapraklar normal görünür. Bu tek taraflı (tek yönlü) özellik baskın bir arazdır.

     Etkilenmiş yapraklar açık yeşil renkten sarıya doğru gider, nihayetinde solgunluk ve yer yer haşlanmış gibi belirtiler oluşur. Hastalık süresinde erken dönemde birkaç kök çürür ve siyahlaşır. Eğer yeterli su varsa enfekte olmuş kökler yumuşar ve yapışkan(sümüksü) bir hal alır. Granvil solgunluğunun tipik belirtisi enfekte olmuş bitkilerin kabuğunun hemen altındaki damarlı dokuda görülen güneş yanığı veya kahverengi solgunlaşmadır. Bitkinin özü ve korteks, hastalık tarafından ele geçirildiyse aynı solgunlaşma görülür. Bitki sapında çapraz bir kısım kesilir ve kahverengimsi görünen yapışkan bir madde sapın kesildiği yerde görülür.

Bu hastalık aynı zamanda solgunlaşmış damarsal dokuyu içeren dikey bitki segmentleri tarafından da meydana getirilebilir. Kısa süre sonra sütlü yapıdaki madde, dokunun kenarlarından akmaya başlar.

 

Karataban
 

     Bu hastalık tütün bitkisine her dönemde saldırabilir. Öncelikle kökleri enfekte olan genç tütün bitkilerinin sapları, bu fungusla enfekte olduğunda toprak seviyesine yakın yerlerde çürüme başlar. Enfekte olmuş bitkiler genellikle günün en sıcak zamanlarında solabilir ve geceleri kendini toparlamayabilir.

     Kök sistemi tamamen veya kısmen siyahtır, bu koyu araz, sapın üst kısımlarına kadar genişler. Bu hastalıkla enfekteli olan daha yaşlı bitkiler solar veya yapraklarda sarkma meydana gelir.

     Etkilenen bitkilerin yaprakları dereceli bir şekilde sarıya döner ve saptan aşağıya kahverengiden siyaha dönüşen bir öz solgunlaşması gösterir. Disk oluşumu dayanıklı çeşitlerde fark edilir olmayabilir. Kök sistemleri tamamen veya kısmen çürür. Enfekteli bitki üstündeki yapraklar kısa sürede kahverengiye dönüşür ve bitki bikaç gün içinde ölür. Geç sezon enfeksiyonu sık sık, siyah saplı bitkilerin oluşmasına neden olur. Birkaç küçük yeşil yaprak, bu bitkilerin yukarı kısımlarında bulunabilir ancak işe yaramaz. Bu hastalık fidelikte veya tarlada ilk etapta düşük seviyede ortaya çıkar. Hastalığın gelişmesi, serin hava koşullarında sıcaklıklar yüksek olduğu zamankinden daha yavaştır.

 

Kök ur nematodları
 

     Kök ur nematodu ile enfekte olmuş bitkiler genellikle bodur, hafifçe sarımsı renkte ve sıcak kuru günlerde solmaya elverişli olurlar. Solgunluk genellikle yaprakların yanmasıyla sonuçlanır. Tarladaki zarar, genellikle düzensiz olarak meydana gelir, tekdüzelik görülmez. Kökler üzerindeki toplu iğne başı büyüklüğündeki Galler veya şişkinlikler, kök ur nematodlarının tipik enfeksiyonudur. Gallerin şekli iğ veya küresel biçimde olabilir.

 

Fusaryum solgunluğu
 

     Yavaş sarılaşma ve bitkinin tek tarafındaki yaprakların kuruması fusaryum solgunluğunun baskın arazlarıdır. Bitkinin enfekteli kısmındaki yaprakları genellikle yavaş gelişir ve orta damar kıvrılabilir, bu da çarpıklığa sebep olur.

     Bitkinin üst kısmı hastalıklı yere doğru çekilebilir ve nihayetinde solgunluk meydana gelir. Yeni enfekte olmuş bitkiler ilk başta solgunluk göstermeyebilir. Bitkinin etkilenmiş kısmındaki sapın kabuğu çikolata rengini alır. Bu gibi solgunlaşma aynı zamanda etkilenmiş yaprakların orta kısımlarında ve köklerde meydana gelebilir. Enfekteli kısımdaki kök sisteminin parçaları genellikle siyahlaşır ve ölür. Fusaryum solgunluğu ile granvil solgunluğu birbirine benzer ve karıştırılabilir. Granvil solgunluğunun tipik bakteriyel akıntısı fusaryum solgunluğu ile enfekteli bitkilerde görülmez ve bu iki hastalığı birbirinden ayırmada güvenilir bir yoldur. Fusaryum solgunluğu sık sık kök ur nematodları tarafından desteklenir.

 

 

YAPRAK HASTALIKLARI
 

Mozaik, kahverengi leke, maviküf

 

     Düzenli izleme gezilerinde tarlada kahverengi leke ve maviküf belirtisi gösteren bitkiler kaydedilir. Her bir hastalıkla enfekte olmuş bitki yüzdesi hesaplanır.

Not: Her zaman maviküf enfeksiyonu için tetikte olunmalıdır. Bu hastalığın tarlada nerede bulunduğu not edilmelidir. Pek çok tütün hastalığının kontrolü olası değildir. Bu yüzden zarar eşikleri henüz belirlenmemiştir.        Buna karşın enfekteli bitkiler görüldüğünde maviküfü kontrol altına almak için ilaçlama yapılır.

 

Mozaik
 

     Mozaik, yaprakları üzerindeki benekli veya açık ya da koyu yeşil renkli alanların bulunmasıyla nitelendirilir. Bu durum çabuk gelişir ve en sıkça genç yapraklar üzerinde olur. İlk araz genç yaprakların damarlarının temizlenmesidir. Damarla çevrili doku kendi normal rengini kaybedip açık yeşile döner. Eğer enfeksiyon erken sezonda meydana gelirse bitkiler bodur kalır.

     Mozaik virüsü içeren yapraklar mozaik yanıklığına maruz kalırlar, özellikle sıcak ve kuru hava şartları boyunca yaprak laminasında geniş öşü alanlar meydana gelir. Bu , tütün mozaik virüsünün en yıkıcı safhalarından biridir. Mozaikle enfekteli yapraklar hafifçe çarpık olabilir.

 

Kahverengi leke
 

     Kahverengi leke ilk olarak yaşlı yapraklarda dairesel kahverengi lezyonlar veya lekeler olarak tarif edilir. Aynı merkezli daireler(leke ile beraber halkalar) genelde görülebilir haldedir. Yapraklar olgunluğa ulaştığında sarımtrak bir hale, lezyonun etrafında oluşur. Lezyonlar birleşebilir ve geniş ölü yaprak dokuları meydana getirebilir. Nemli hava koşulları boyunca fungusun sporları çok fazla sayıda olabilir ve oluşan lezyonlara siyah, tozlu bir görünüm verebilir. Spor oluşumu, yapraklar olgunlaştıkça alt yapraklardan üst yapraklara doğru gelişir. Yayılım oranı ve miktarı iklim koşullarına, bitkinin sağlıklı olup olmamasına, çeşit toleransına ve hasat oranına bağlıdır.

 

Maviküf
 

     Maviküf, fidelikte veya tarlada meydana gelebilir. Sarı lekeler(2,5 cm yarıçaplı) yapraklarda gelişir. Fungus aktif iken bu mavi gri gelişme lekeleri yaprağın alt kısmında bulunur. Yaprak dokusu ölüyorken lekeler açık kahverengine dönüşür. Hastalık ilk etapta alt yapraklarda gelişir. Nemli ve serin havalarda hastalık üst yapraklara hızlı bir biçimde geçer. Enfeksiyon sap kısmına da yayılabilir. Sap kısmındaki bu enfeksiyon yapraklarda koyu kahverengi damar kısımlarında gelişebilir. Sistematik olarak enfekteli saplar bodur kalır. Yapraklar benekli ve çarpıktır. Bir yaprak ortadan kalktığında yaprağın sapa bağlı olduğu yerde solgunlaşmış iletim dokusu görülebilir. Uç kısımdaki tomurcuk ölebilir ve uç tomurcuk bölgesindeki sapın merkezi kısmı derin bir şekilde solar. Fazla sayıdaki emici burada gelişebilir.

 

NEMATOD VE ÖRNEK ALINMASI
 

     Nematod ve verimlilik örnekleme, tütün izleme programında önemli bir yer tutar. Pek çok kişi nematod ve toprak örneklerini aynı anda alır. Fakat yüne de örneklerin ayrı ayrı alınması daha iyi olur. Nematod örnekleri geç temmuz veya ağustos popülasyonları üst sınırda iken ve tütün henüz tarlada iken alınmalıdır. Nematod popülasyonları hasattan sonra büyük oranda azalır ve zarar dereceleri de azalmış olur.

     Bir toprak örnekleme tüpü toprak özlerini toplamak için kullanılır. Bu tüp hafif bir açı yapacak şekilde bitkinin altına sokulur ve böylece kök bölgesi kesilmiş olur. Bu öz toprak ve kökleri içerir. Her 5 dekar başına 10 toprak özü alınır ve bu bir örnek oluşturur. Bütün örnekler alındıktan sonra toprak karıştırılır. Örneklerin nematod bilgileri kaydedilir ve incelenmek üzere laboratuara gönderilir. Düzgün bir tanımlama yapılabilmesi için nematodların laboratuara canlı getirilmesi gerekir. Bu nedenle nematod örnekleri aşırı sıcaklardan korunmalı ve iki günden fazla olmamak kaydıyla depolanmalıdır. Örnekler gönderilmek için hazır olana dek serin bir depolama odasında veya bir buzdolabında depolanır. En iyi verimlilik örnekleri ürün hasat edildikten sonra elde edilir. Bir toprak sondası kullanılmalıdır ve örnekler yaklaşık 20-25 cm derinlikten alınmalıdır. Verimlilik örneklemesi nematod örneklemesi gibi yapılır. Bir örnek 10 özden oluşur ve bir örnek 5 dekar başına alınır, örnekler karıştırılır ve karışmış olan toprağın bir kısmı incelenmek üzere analiz laboratuarına gönderilir.

 

YABANCI OT VE HASTALIK HARİTALARININ ÇIKARILMASI

 

     Tarlaya yapılan son ziyaretlerden birisinde hastalık ve yabancı ot haritaları çizilir. Tarlanın sınırları basitçe belirlenir. Harita üzerinde hastalıkla veya böcekle enfekte olmuş alanlar işaretlenir. Her bir işaretlenmiş alanda yabancı ot ve hastalık veya enfekte seviyesi saptandığında harita üzerinde işaretlenir. Gözlenen her bir spesifik belirtiyi tanımlamaya çalışmak zor olur. Bunun yerine tarlada daha önce saptanan hastalıklar veya yabancı otlar genel olarak harita üzerinde işaretlenir. Bu harita bir sonraki ürünün planlanmasında yardımcı olur.

 

 

Kaynak: Scouting Tobacco in North Carolina, Publication AG _ 400

 

 

ADIYAMAN TÜTÜNCÜLER DERNEĞİ OLARAK TÜTÜN ÜRETİCİLERİMİZ BU MAKALEYİ İYİCE OKUYUP OLUŞABİLECEK ZARARLARI EN AZA İNDİRMELERİ GEREKMEKTEDİR..

 

 

adıyaman tütünü çelikhan tütünü adiyaman tutunu tütün adiyaman tütünü adıyaman tutunu eyma filtre tütün fiyatları açık tütün fiyatları online tütün adıyaman tütün fiyatları adıyaman çelikhan tütünü adıyaman tütünü satışı marla sigara filtresi tütün al online tütün satışı eyma sigara adıyaman tütünü fiyatları adıyaman çelikhan tütünü fiyatı açık tütün tütün satışı çelikhan tütün tütün satış celikhan tutunu adıyaman tütün çeşitleri adiyaman celikhan tutunu toptan tütün satışı adıyaman tütüncülük tütün fiyatlari marla tütün fiyatları adıyaman çelikhan haberleri adıyaman tütünü satış toptan tütün satıcıları toptan tütün fiyatları adıyaman tütün adıyaman tütün toptancıları eyma tütün adıyaman tütünü kadıköy tütün sipariş açık tütün satışı kaliteli tütün fiyatları adıyaman tütünü nasıl anlaşılır adıyaman tütüncüleri pipo tütünü adıyaman tütün satıcıları internetten tütün siparişi tütün toptancısı rocks tütün tütün fiyat adıyaman tütünü zararları toptan tütün tutun fiyatlari çikolatalı tütün adiyamantutunu.com adıyaman tütüncüler derneği sigara filtresi captain black tütünü tütün nasıl saklanır marla tütün tütü fiyatları pipo tütünü satış marla black tütün açık siteler adıyaman tütünü nerede satılır captain black tütün pipo tutunu sigara tütünü fiyatları captain black tütün satış boş sigara filtresi diyarbakır tütünü tütüncüler pipo tütü satış açık tütün zararlari pipo tütünü nasıl doldurulur sigara sarma makinası nerede satılır adıyaman tütüncüsü pipo tütünü fiyat şipariş tütün satan yerler internetten tütün satışı açık tütün markaları tütünü tütün fiyatı kadıköy tütün satan yerler marla tütün fiyatı açık tütün çeşitleri sarma tütün zararları pipo tütünü fiyatları kaliteli tütün

Site istatistikleri Online 166 Bugün 1264 Bu Ay : 3529 Bu Yıl : 458290 Toplam : 559167

toplist